Bilinmeyeni Keşfetmek Yeni Sınırlar

Bilinmeyeni Keşfetmek Yeni Sınırlar

BİLİNMEYENİ KEŞFETMEK

Hiç düşünüyor musunuz hayatta her şeyin bir teorisi olduğuna? Hayattaki her teori denklemlere dökülebilir mi? Sayılara, fiziğe aslında fen bilgisine güvenir misiniz? Fen ve matematik beraber çok yakışmıyor mu?.. madde nedir ?Atom nedir? Deney yaptınız mı? Ya da hiç merak ettiniz mi deney nasıl yapılır? Ekolojiyi hiç merak ettiniz mi? Dünyayı gezip hiç canlılara bakmak istediniz mi? Fiziği, uzayı merak ettiniz mi? Bilim insanları hayatlarımızı nasıl değiştirdi? Bizde bilim insanı olmak ister miydik? Hangi gezegenlerde yaşam belirtileri var? Gezegenler neden yuvarlak?... sonsuz tane soru var bilimde. Bilim zaten derya deniz. Bitmez. Yeter ki insanlar sorgulasın ve cevap arayışına girsin.

mars solar rüzgarlara tepkisi


Güneş sistemimizdeki kayalık gezegenlerden en sonuncusu marstır. Açıkçası mars benim çok ilgimi çekiyor. Yaşaması ne kadar zor olsa da. Benim bilime olan güvenim hiç bitmeyecek. Sizlerin de hiç bitmesin. Uzay, güneş sitemi ve ötesi gerçekten fizik harikası. Zamanı geriye almayı çok isterdim. Uzay sürekli genişliyor. Peki uzayı küçültebilseydik zaman geriye döner miydi? O zaman marsı da görebilirdik. Marsta daha önce birçok canlının yaşadığı bir gezegen olduğuna eminim. Bilim insanları bu gezegen üzerinde yaşama şansımız olduğunu düşünüyor. Ancak bu gezegene gidildiğinde karşılaşılacak sorunlar dünyadakinden çok daha büyük olacaktır. Atmosferi olmayan, suyu olmayan, yeşili olmayan, radyasyon banyosu yapan bir gezegen düşünün. Nasıl yaşanabilir? Güneşte büyük solar radyasyon yayan patlamalar gerçekleşiyor ve bu radyasyonu püskürtmeye devam ediyor. Radyasyona karşı bir çeşit korumamız olmadan hayatta kalmamız imkansızdı. Ama şansımız yaver gitti. Dünyamız manyetik bir alan geliştirdi. Bu kalkan ölümcül solar radyasyonun yönünü değiştirerek yeryüzüne gelmesini engel oluyor. Herkesin bildiği gibi kocaman bir mıknatıs olan dünyamız var. Artı ve eksi kutupları var. Ancak Mars böyle bir manyetik alana sahip değil. Marsa gittiğimizde radyasyona karşı hiç korumamız olmayacağı anlamına geliyor. Binlerce yıldır devam eden solar radyasyon, gezegenin atmosferini yırtıp atmış. Marsın suları kaynamış ve buharlaşmış. Yüzeyi kurak bir çöle dönüşmüş.

dünya dışı gezegenler marsta neler oluyor


Solar radyasyon Kızıl Gezegene gelecekte giden ziyaretçiler için ölümcül bir tehlike olacak. Zaten dünyadaki ufacık radyasyonlar bile insanda nasıl hasarlara yol açıyor. Radyasyon, bir uzay elbisesinin içinde dahi olsak, onun korumasına rağmen vücuda nüfuz edebilir. Vücudu hırpalayarak DNA’ları yok eder. Eğer marsta yaşamak ve çalışmak istiyorsak iyi bir korumaya ihtiyaç duyacağımız şüphesiz. Bu yüzden bilim adamları yeni ilaçlar geliştiriyor. Marsa gidecek astronotların radyasyonu temizlemek için özel olarak tasarlanmış enzimleri almaları gerekiyor. Tabii marstaki evlerin de kalkanlara ihtiyacı olacak. Bunun için de bilim insanları metalik kalkanlardan daha hafif olmasına karşın ve en az onlar kadar etkili olan özel bir çeşit polietilen plastik geliştirdi. Planları, bu plastikleri marsa kurulacak yaşam 

alanlarına yerleştirerek, marsa yerleşecek olan insanları korumak. Bu ileri teknoloji sayesinde bir gün marsta yaşama ihtimalini göz önünde bulundurabilir ancak üstesinden gelinmesi gereken bir tehlike daha var. Radyasyonun yeryüzündeki suları buharlaştırmasının ardından, gezegenin yüzeyi çölleşmiş ve kuru demir oksit tozu ile kaplanmış ve bunun sonucunda Mars tarzı kum fırtınaları çıkmaya başladı. Küçük hortuma benziyorlar. Bu minik hortumların gücü yüzeydeki tozu atmosfere çekmeye ancak yetiyor. Asıl sorun bundan sonra olanlar. Bununla ilgili laboratuvar ortamında birçok deney yapılmış. Laboratuvar ortamında bu minik hortumlar oluşturulup etkileri inceleniyor. Bu hortumlar güneşin yeryüzünü ısıtıp bir miktar sıcak gazın aniden yükselerek yukarılardaki serin havaya doğru dönmeye başlamalarıyla meydana geliyor. Demir oksit tozlarını emerek Mars atmosferinin üst kısımlarına gönderiyorlar. Bu toz hortumlarının boyutları farklı olabiliyor. Şöyle ki yarıçapı futbol sahası kadar olan da var. Gezegenin farklı noktalarında çıkan hortumlar birleşerek daha büyük fırtınalara sebep oluyor. En büyük tehlikelerden biri de elektrostatik yüklenme. Bu küçük tanecikler birbirlerine çarptıklarında elektrik yükü oluştururlar. Aynı yünlü kazağı üzerimizden çıkardığımızda olan elektriklenme gibi. Aynı bunun gibi bir durum. Toz parçacıkları da birbirine çarptığında ortaya inanılmaz miktarda statik elektrik çıkar. Toz parçacıklarının arasında 20.000 volta kadar elektrik çıkabilir. Bu gerilim hayat destek sistemleri ve teknolojik sistemlerini bozabilir. Yani marsa insan gönderilmek isteniyorsa orada rüzgardan etkilenecek olan tozları ve elektrostatik etkiyi göz önüne alınmak zorunda. Yapılan diğer araştırmalara göre marsta gerçekleşen bu kum fırtınaları dünyadaki çöllerde gerçekleşen kum fırtınaları ile benzerlik göstermesi. Artık bilim insanlarının aklında yeni sorular var. Marstaki su acaba kum fırtınalarından dolayı mı kayboldu? Belki de bir gün marstaki sert koşulları yenerek oraya yerleşmeye başlayabiliriz. Yine de dünyamıza iyi bakalım. Sonuçta Mars da belki iyi bakılmadığından, ona iyi davranılmadığından bu haldedir.

Yazar : Elif Kargalıoğlu

Yorum Gönderme

0 Yorumlar