Koronavirüs Otopsi Çalışmaları

Koronavirüs Otopsi Çalışmaları

 Koronavirüs Otopsi Çalışmaları

ARALIK AYINDA AYAK SESLERİNİ DUYMAYA BAŞLADIĞIMIZ KORONAVİRÜS PANDEMİSİ BUGÜN TÜM DÜNYAYI ETKİSİ ALTINA ALMIŞ DURUMDA.

koronavirüs otopsi çalışmaları


  Koronavirüsün ilk 100.000 kişiye bulaşması 67 gün sürdü, ikinci 100.000 kişiye bulaşması 11 gün ve üçüncü 100.000 kişiye bulaşması sadece 4 gün sürdü. Peki bu kadar hızlı bulaşan bir virüs insan hayatını nasıl tehdit ediyor? Hangi organlarına zarar vererek ölüme yol açıyor?

Bugün koronavirüs otopsi çalışmalarına bakarak bu sorunun cevabını arayacağız.

  Koronavirüs haberlerini aldığımız ilk zamanlarda virüsün nasıl yayıldığını ve hangi organlara nasıl etki ettiğini düşünüyorduk. Daha önceki MERS ve SARS salgınlarından bildiklerimiz vardı ancak ne yazık ki salgın hakkında Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve bilim insanları dahi yeterince bilgi sahibi değildi.

  Dünya, bu salgın hastalığın bir pandemi olduğunu anladığı vakitte ne çok erkendi ne de çok geç kalınmıştı. Sosyal medyada infial uyandıran ve aslı olmayan paylaşımlar yapılıyordu. İçlerinden en ilgi çekeni ise amatör çekimlere veya mobese görüntülerine yakalanan ve aniden yere yığılan insanlardı.



  Birtakım insanlar koronavirüsün semptomlarından biri olabileceğini savunurken bilim insanları bu tarz paylaşımların önünü kesmek adına ardı ardına paylaşımlarda bulunarak görüntülerdeki insanların koronavirüsten ziyade Miyokard Infarktüs (MI) nedeniyle yere yığılabileceği üzerinde duruyorlardı. Ancak bugün gelinen noktada otopsi çalışmalarından elde edilen bulgular acaba sorularını akla getiriyor. Acaba görüntülerdeki kişilerin aniden yere yığılmalarının altında koronavirüs mü yatıyordu?

Bu sorunun cevabını vermeden önce gelin hep birlikte bugüne kadar koronavirüs otopsi çalışmalarından elde ettiğimiz bilgilere bakalım.

  Bugün geldiğimiz noktada otopsi çalışmaları bize hatalığın seyri hakkında bambaşka fikirler sunuyor. Salgının başlangıcında, virüsü aldığımızda boğazımızda bir enfeksiyon oluştuğunu sonra bağışıklık sistemimizin eksik müdahalesiyle akciğerlere inerek zatürre tablosu geliştiğini daha sonra zatürrenin oluşturduğu bağışıklık cevabıyla bir sitokin fırtınası oluştuğunu ve bu fırtınanın sağlam dokuları de öldürmesiyle organ yetmezliği sonucu ölümün gerçekleştiğini düşünüyorduk. Ancak yapılan çalışmaların ışığında ölümün hiç de sandığımız gibi gerçekleşmediğini görmüş olduk.

  Salgının başlangıcından sonra kaybedilen hastalar üzerinde yapılan otopsi çalışmaları gösterdi ki virüs yalnızca solunum yollarına ve akciğere değil dolaşım sistemi dahil birçok sistematik yola ve beyin, kalp ve karaciğer gibi hayati öneme sahip organlara bulaşabiliyor.

  Bu çalışmaların ilklerinden olan ve 10 otopsi verisinin paylaşıldığı, New Orleans’ta yapılan bir çalışmada çok çarpıcı sonuçlara ulaşılmış. 10 otopsi vakasının hiçbirinde ikinci bir enfeksiyona rastlanılmamış. Bulguların ışığında koronavirüsün ölüme götürmesi için ikinci bir enfeksiyona ihtiyaç duymadığı ve hastalığı açığa çıkarmak için tek başına yeterli olduğu sonucuna varılmış. Yine New York’ta yapılan 7 vakalık bir çalışmada da bu kanıyı destekler nitelikte sonuçlar elde edilmiş.


  Otopsi çalışmaları nisan-mayıs aylarında daha da yoğunlaşınca hastalığın seyri hakkında daha çok bilgi sahibi olmaya başladık. Yapılan çalışmaların hepsi ayrı ayrı bazı noktalara dikkat çekiyordu. Ancak yapılan tüm otopsi çalışmalarında özellikle tüm organların içerisinde, damarlarda pıhtılaşma söz konusuydu. Yine damarların endotel tabakasında koronavirüs enfeksiyonuna rastlanılmıştı. Bu enfeksiyonlar zaman içerisinde pıhtılara yol açıyordu. Oluşan bu pıhtılar organların beslenmesini ve normal işlevlerini yerine getirmesini engelliyordu.

  Yazımızın başında bahsettiğimiz o görüntülerdeki yere yığılan insanlar acaba bu pıhtılardan dolayı mı bayılıyordu? Miyokard Infarktüs (MI) geçiren hastalarda olduğu gibi durup soluklanma, eli kalbe götürme, baş dönmesi gibi klinik tablolardan farklı olarak aniden yere yığılma tablosu gözlenmesi de iddiaları güçlendirir nitelikte. Bu konuya özel bilimsel bir açıklama henüz yapılmadı ancak yapılan otopsi çalışmaları acaba sorularını akla getirmiyor değil.

  Yapılan otopsi çalışmalarında virüsün beyine de bulaştığı görülmüştü. Özellikle son yapılan çalışmalarda hastalarda gözlenen koku ve tat alma duyularının yitirilmesinin altında virüsün beyine bulaşmasının yatabileceğinin üzerinde duruluyor.

  Başka bir çalışmada Nervus olfactorius dediğimiz koku sinirleri vasıtasıyla beyine ulaşan virüsün beyinde ensefalit tablosunun oluşmasına ve bununla beraber ani kalp durmalarına neden olabileceği gösterildi. Yine benzer bir çalışmada beyinde pıhtı oluşumu ile beyin dokusunun nekrozu sonucu felç tablosunun oluşabileceği gösterildi.


  Otopsi çalışmalarında hastaların çoğunluğunun bacaklarında pıhtı gelişimine rastlanıldı. Hamburg’da yapılan bir çalışmada tüm hastaların %58’inin bacaklarında pıhtı gelişimine rastlanıldı. Bu çalışmaların sonucu olarak Dünya Sağlık Örgütü (WHO) trafından antikoagülan (kan sulandırıcı) ilaçlar, koronavirüs tedavi protokolüne eklendi. Yine bu çalışmalar ortaya koydu ki oluşan pıhtılar nedeniyle hastalığı geçiren veya geçirmiş kişilerin fiziksel aktivitelerine önem vermesi özellikle bacak egzersizlerine dikkat ederek pıhtı oluşumu riskini azaltmaları gerekmektedir.

 



  Kısacası koronavirüs otopsi çalışmaları virüsün tek başına ölümcül olabileceğini ve damarlarda oluşturduğu pıhtılar sonucunda hayati organlarımız olan kalp, beyin ve akciğerlerimizde enfarktlara yol açabileceğini ve de doku ölümü ile organlarımızın yetmezliğe girerek ölüme yol açabileceğini göstermiş oldu.

Elbette bu virüsten korunmak mümkün. Hijyen kurallarına uyalım ve sosyal mesafemizi koruyalım. Hepimize sağlıklı günler dilerim. 

Kaynaklar=

• The epidemiological characteristics of an outbreak of 2019 novel coronavirus diseases (COVID-19) in China Epidemiology Working Group for NCIP Epidemic Response, Chinese Center for Disease Control and Prevention. Zhonghua Liu Xing Bing Xue Za Zhi. 2020. 

• Pulmonary and Cardiac Pathology in Covid-19: The First Autopsy Series from New Orleans Sharon E. Fox, Aibek Akmatbekov, Jack L. Harbert, Guang Li, J. Quincy Brown, Richard S. Vander Heide 

Dying with SARS-CoV-2 infection—an autopsy study of the first consecutive 80 cases in Hamburg, Germany Carolin Edler 1 & Ann Sophie Schröder1 & Martin Aepfelbacher2 & Antonia Fitzek1 & Axel Heinemann1 & Fabian Heinrich1 &Anke Klein1 & Felicia Langenwalder1 & Marc Lütgehetmann3 & Kira Meißner 1 & Klaus Püschel1 & Julia Schädler1 &Stefan Steurer2 & Herbert Mushumba1 & Jan-Peter Sperhake1 

Giannis D, Ziogas AI, Giannic P (2020) Coagulation disorders in coronavirus infected patients: COVID-19, SARS-CoV-1, MERSCoV and lessons from the past. J Clin Virol:j.jcv.2020.104362 

How the Coronavirus Attacks the Brain/ New York Times





Yazar= Ömer Yasin Gödek - Hitit Tıp 2\6 - 12.09.2020, İstanbul

Yorum Gönderme

0 Yorumlar