Ergenlik Dönemi

Ergenlik Dönemi

 

                      ERGENLİK DÖNEMİ

Adölesans= 

Adölesans Latince gelişen anlamındadır. Amerikan Psikiyatri Birliğinin yayınladığı Psikiyatri Sözlüğü’nde adölesans şöyle tanımlanmaktadır; Fiziksel ve duygusal süreçlerin yol açtığı cinsel ve psikososyal olgunlaşma ile başlayan ve bireyin bağımsızlığını ve sosyal üretkenliğini kazandığı, çok da belirli olmayan bir zamanda sona eren kronolojik bir dönemdir ve hızlı fiziksel psikolojik ve sosyal değişimlerle karakterizedir.


   Ergenlik dönemi fiziksel, sosyal ve psikolojik bir değişim ve başkalaşım dönemidir. Bilişsel ve emosyonel olarak yeterli olgunluğa erişilemeyen ergenlik döneminde erişilen fiziksel ve cinsel gelişim bireyde çelişkilere , tutarsızlıklara sebebiyet vermektedir.


   Genel olarak ergenliğin başlangıcının biyolojik değişikliklerin ortaya çıktığı puberteye bağlanması konusunda bir görüş birliği varsa da bitiş zamanının net olarak belirlenmesinde güçlükler vardır.


   Çeşitli klinisyen ve araştırmacıların ergenliğin sonlanışı ile ilgili olarak yaptıkları farklı tanımlamalar bulunmaktadır. Bunlar; Kişi erişkin kimliğini kazandığında,Bağımsızlık kazandığında, İnsan dışı bir sevgi nesnesi bulduğunda,Çalışmaya başlayıp iş sorumluluğu aldığında.Bu tanımlamalara bakıldığında bu dönemin 17 yaşında sona ereceği gibi yaşam boyu da sürebileceği şeklinde bir izlenim edinilmesi mümkündür.

Puberte=

Çocukluktan erişkinliğe geçişte fiyolojik değişiklikleri ifade etmektedir. Marshall ve Tanner ergenlikte 5 temel fiziksel değişim alanı tanımlamışlardır.

1) Kemik uzamasında hızlı bir artış 2) Beden ve yağ kitlesinin artışı 3) Dolaşım ve solunum sistemlerinin gelişmesi, 4) İkincil sex karakterlerinin gelişmesi ve üreme organlarının olgunlaşması      5) Hormonal sistemlerde değişimler.


Erkeklerde=Erkeklerde görülen ilk fiziksel belirti 11 yaş civarı testislerin büyümesi ve 12 yaş civarı genital bölgede kıllanmanın başlamasıdır.Testisler büyürken boy uzaması da hızlanır , ortalama yılda 10 cm toplamda 25-30 cm uzama gözlenir. Boyun en hızlı uzadığı dönem kızlara göre ortalama 2 yıl daha geçtir. Kemiklerdeki epifiz bölgeleri ortalama 17 yaşında kapanır ve kemik uzaması durur.

Erkeklerde gırtlak yapısında ve kaslarda belirgin değişiklikler olur ve buna bağlı olarak ses tonu değişir.Ses önce çatallanır 15 yaş civarı erkek sesine dönüşür. Spermin ilk kez boşalması yani semenarş, ejekülasyon ( mastürbasyon ya da rüyada spontan olarak) ortalama 13-14 yaşında olur.


Kızlarda= Kızlarda ilk görülen fiziksel belirti memelerin tomurcuklanmasıdır ve genellikle 8-13 yaşları arasında olur.Beyaz ırkta ortalama 10 yaşında iken, siyahi kızlarda ortalama 9 yaşında meme tomurcuklanması görülür. Memelerde tomurcuklanmanın ardından genital bölgelerde kıllanma başlar. Aynı zamanda boy uzaması hızlanır. Kızlarda boy uzamasındaki hızlanma erkeklere göre daha erken yaşta olur. Ortalama olarak yılda en fazla 9 cm boy uzaması görülür ve ergenlik dönemi boyunca boy toplam 25 cm uzar . Kızlarda kemiklerdeki epifiz bölgeleri 15 yaşlarında kapanır.

 İlk adet kanaması (“menarş”) ergenliğin geç belirtilerinden biridir ve genital bölgede kıllanmanın başlamasından ortalama 2,5 yıl sonra gerçekleşir. Beyazlarda ortalama 13, siyahi kızlarda ise ortalama 12 yaşında ilk adet kanaması (menarş) olur.

   Ergenlik döneminin başlama zamanını etkileyen faktörler arasında genetik özellikler, beslenme düzeyi, davranışsal faktörler ve diğer çevresel etkenler sayılabilir.

   Son yıllarda özellikle kızlarda ergenliğe giriş yaşının daha erken olduğuna dair yayınlar göze çarpar. Özellikle çevresel zehirli maddelerin, besinlerde artan oranlarda yağ alımının ve daha yoğun strese maruz kalma gibi nedenlerin kızlarda daha erken ergenliğe yol açabileceği öne sürülmüştür.


Ergenlik dönemleri=

Ergenlik döneminin pek çok kuramda üç alt döneme ayrıldığını görürüz:

1.Erken ergenlik (12-14 yaş) 2.Orta ergenlik (14-17 yaş) 3.Geç ergenlik (17-19 yaş)

Erken ergenlik (12-14 yaş)= Bu dönemin en belirgin özelliği puberteyle birlikte ortaya çıkan biyolojik değişikliklerin yarattığı baskıya karşı gencin uyum ve başetme çabalarıdır. Çocuk kimliğinin kaybı ve beden görünümünde değişiklikler başlar. Yapılan çalışmalar bu dönemde gençlerin en büyük uğraşılarının bedenleri olduğu ve çoğunun da bedenlerine yönelik hoşnutsuzluklar ifade ettiklerini ortaya koymaktadır.

  Sınırları test eder ve ebeveyn otoritesine karşı gelme eğilimi vardır.Kimlik mücadelesi gelişmeye başlar.Bu dönemde karşı cinse yönelmeden çok aynı cinsiyetten bir ya da iki kişi ile yakın arkadaşlıklar kurma eğilimleri daha fazladır. 12 yaş Piaget’nin tanımladığı zihinsel gelişme dönemlerinin sonuncusu olan formal operasyonel düşüncenin (soyut kavramları düşünebilme yetisi) de gelişmeye başladığı zamandır.

  Bu zihinsel gelişim gencin zaman kavramının farkına varmasına, şimdiki zamanın ötesinde düşünmeye başlayıp gelecekle ilgili kaygılar duymasına neden olur. Duygusal dalgalanmalar sık görülür. Bir gün çok keyifli görünen gencin ertesi gün depresif bir hal alması, kendine güveninin azalması bu dönem için şaşırtıcı değildir. Bir an çok olgunca düşünüp davranabilen genç, bir an sonra çocukça davranışlar sergileyebilir.

  Sözel ifade yeteneğinde artışa karşın, kendini daha çok eylemlerle anlatır.Çalışma yeteneği artar, sıklıkla şimdi ve yakın gelecekle ilgilidir. Ebeveynlere zaman zaman kabalık gösterebilir. Onların mükemmel olmadıklarını anlar. Ebeveynler dışında da sevilecek kişiler arar.Cinsel gelişimde kızlar erkeklerin önündedir.

  Bir yandan utangaçlık, mahcubiyet, alçakgönüllülük gösterirken gösteriş yapma eğilimleri de olabilir. Kişisel gizlilik gereksinimi ve bedenle denemeler (mastürbasyon) başlar. Normal olma kaygıları vardır. Sigara, alkol ve diğer maddeleri deneyebilirler.


Orta Ergenlik (14-17)= Pubertal değişiklikler, bilişsel gelişme tamamlanmıştır. Genç genellemeler yapabilir, soyut düşünebilir ve deneyimleri ile birleştirebileceği içgörü geliştirebilir.Entelektüel uğraşıları artar. Cinsel ve agresif dürtülerini yaratıcı alanlara dönüştürebilir.

  Bu dönemde baş edilebilecek önemli konulardan biri cinsel kimlik gelişimidir. Her iki cins de kendini kız veya erkek olarak tanımaya, tanımlamaya ve buna uygun roller edinmeye başlarlar. Eşcinsellik korkuları ile birlikte karşı cinselliğe yönelme olur. Genç genetik ya da başka etkenler nedeniyle yaşının gelişimsel normlarına ulaşamamış olursa bedenine ilişkin olumsuz duygular ve algılar hissedebilir. Bu duygularla baş edilememesi anksiyete, depresyon gibi belirtilere neden olabileceği gibi bazı durumlarda cinsel kimlik sapmalarına da yol açabilir.

  Anababadan ayrışma süreci başlar. Anne ve babalarından farklı bir birey olma ve bunu onlara kabul ettirme çabası adölesanları sık sık çatışmaya iten konulardır.Bağımsızlık mücadelesini ebeveynlerinin engellediğinden yakınabilir. Onları küçümseme eğilimi ve emosyonel olarak onlardan uzaklaşma çabaları doğaldır.

  Aileden ayrışma ve bağımsızlık kazanma çabaları bu dönemde gençler için arkadaş gruplarının çok önem kazanmasına neden olur. Kendi cinsel kimliklerini kazanmalarıyla birlikte karşı cinse ilgi duyma, tanımaya çalışma önem kazanır. İdealler geliştirip rol modeller seçerler. Amaç belirleme yeteneğinde artış olur.

  Kendilik algısında zayıflık ve gerçek dışı yüksek beklentiler arasında gidip gelme olabilir.Günlük tutmayı da içerebilen, iç yaşantılarını inceleme gereksinimleri vardır.Aşk ve tutku hisleri, cinsel çekicilikle ilgili kaygılar, sık değişen ilişkiler görülebilir.


Geç Ergenlik (17-19)= 18 yaş dolayında başlayıp yirmili yaşlarda devam eden bir gelişim dönemidir. Ne kadar süreceği kişiden kişiye değişir.Bireyin erişkin psikolojik olgunluğunu kazanıp toplum içinde erişkin rollerini almaya hazır duruma gelmesiyle sona erer. Bazı bireyler için bu durum yaşam boyu süren bir mücadele halini alabilir.

  Daha sağlam kimlik yapısı, doyum erteleyebilme, emosyonel stabilite gelişir.Duygularını sözel olarak anlatabilme ve mizah yeteneğinde artma vardır. Kapsamlı düşünebilme yeteneği gelişir ve kalıcı bililer başlar. Mesleğe yönelir. Amaçlar belirleyip bu yolda ilerleyebilir. Bağımsız olarak kararlarını alabilmeye başlar. İçgörü gelişimi artar. Kişisel saygınlık ve kendine güvene önem verir.

  Başkalarına ve geleceğe duyduğu ilgi artar. Yaşamdaki rolünü düşünmeye başlar.Sosyal kurum ve kültürel gelenekleri kabul etme eğilimi olur.Ciddi ilişkilerle ilgili kaygıları vardır.Cinsel kimliğini netleştirir.Tutku ve aşk duyguları geliştirir.

  Ergenliğin başından beri yaşanan duyguların, geliştirilen becerilerin, kurulan özdeşimlerin harmanlandığı ve sentezlendiği bir dönemdir. Bu sentez sonucunda ergenin en önemli gelişimsel özelliği olan kimlik duygusu oluşur. Kimlik duygusu, ben kimim? Ne olacağım? Sorularına gencin güven duyarak, aynılık ve süreklilik gösteren bir yanıt verebilmesi durumudur.

  Ergenliğin sonuna gelip de halen bu sorulara kalıcı yanıtlar bulamamış olan gençlerin kimlik kargaşası içinde olduğundan söz edilir.Geç ergenliğin sonunda genç kimlik duygusu edinmiş, yakın ilişkiler kurabilme, kendine iş ve eş seçebilme gibi becerileri kazanmış ve toplum içinde erişkin rollerini üstlenecek sorumluluğa sahip olarak bir sonraki gelişim dönemine geçer.


Yazar=Alp B.

Yorum Gönderme

0 Yorumlar