AŞI KARŞITLIĞI

AŞI KARŞITLIĞI

        AŞI KARŞITLIĞININ SONUÇLARI

  Teknolojinin gelişmesi ve imkanların artmasıyla bilgiye ulaşmak daha kolay ve ucuz oldu. Ancak bu durum beraberinde bilgi kirliliğini de getirdi. Önemli olan bu kadar bilgi arasında doğru olanı bulmaktır. Sosyal medya yerine bilimsel makaleleri incelemek doğru bilgiye ulaşma konusunda bizlere yardımcı olacaktır.

 Enfeksiyon hastalıkları; virüs, bakteri, mantar gibi mikroorganizmalar ve bulaşıcı hastalıklarla ilgilenir. Bulaşıcı hastalıkların oluşturdukları risk –günümüzde yaşadığımız Covid 19 pandemisiyle daha yakından gördük- insanların hayatını tehdit edecek boyutlara ulaşabilir. Ancak aşılar sayesinde bu hastalıkları ölümle sonuçlanmadan atlatabiliyoruz. Bunun en büyük örneklerinden biri ‘’Çiçek Hastalığı’’. Yüzbinlerce insanın ölümüne sebep olan Çiçek Hastalığı (Variola) aşının ilk kullanıldığı ve ilk eradike edilen (artık vaka görülmeyen) hastalıktır. 1960’lı yıllarda Dünya’da her yıl 1.5-2 milyon insan bu hastalıktan dolayı hayata gözlerini yumdu, ancak aşı sayesinde Çiçek Hastalığı dünyadan silindi. 8 Mayıs 1980 yılında DSÖ, Çiçek Hastalığı’nın eradike edildiğini ve yeni vaka görülmediğini bütün dünyaya duyurdu. UNICEF’in 1996’da yaptığı hesaplamalara göre eğer aşı bulunmasaydı, tahminen 5 milyon insan daha bu hastalıktan hayatını kaybedecekti.

 Edward Jenner 1976 yılında Çiçek Hastalığı’nın aşısını bularak birçok insanın hayatını kurtarmış ve bugün de kurtarmaya devam etmektedir.

 Günümüzde aşıların güvenilirliği de tartışma konusudur. Ancak aşıların araştırılma ve piyasaya sürülme aşaması oldukça zahmetlidir ve yoğundur. İlk olarak laboratuvar çalışmaları başlıyor. Ardından hayvan deneyleri takip ediyor. Çalışmaların olumlu sonuç vermesi halinde sırasıyla faz 1, 2 ve 3 aşamalarına geçiliyor. 50-100 kişi üzerinde yapılan araştırma giderek büyüyerek binlerce insan üzerinde yapılıp aşılar kanıtlanıyor ve lisans başvurusu yapılıyor. Bu aşamalarda hata olması durumunda ilk aşamaya tekrar dönülüyor. Üzerinde büyük titizlik ve emekle çalışılan bir sürece sahip. Bu titizlik aşı piyasaya sürüldükten sonra da devam ediyor, uygulan aşılar  takip edilmeye devam ediyor.

 Aşı konusunda şüpheye düşüren bir başka konu ise aşıların içindeki civanın otizm yaptığının düşünülmesi. Bu düşünce Andrew Wakefield’in 1998 yılında yaptığı çalışmalarla ortaya çıkmış, Wakefield bu etkiden civa içermesi dolayısıyla aşının içindeki Tiyomersal maddesini sorumlu tutmuştur. Ancak bu civa miktarının otizm yapmaması, araştırmasını 12 çocuk üzerinde yapması ve araştırmasında eksik noktaların bulunması nedeniyle yayınlandığı dergiden geri çekilmiş. Ancak bu düşünce bilimsel kanıta dayanmamasına rağmen toplumlar tarafından süregelmektedir. Ayrıca Danimarka’da yapılan, 500.000 çocuğu kapsayan bir araştırmada tiyomersal maddesi olmayan aşı uygulanmış ve otizm riskinde değişme olmadığı saptanmıştır. Neticede Paracelsus’un da dediği gibi ‘’Bir maddeyi zehir yapan yalnızca onun dozudur’’

  Bir diğer şüphe ise aşıların yan tesirleri. Çiçek Hastalığı üzerinden karşılaştıracak olursak, yan tesir gösterme ihtimali 1-2 / 1.000.000. Hastalığa yakalandıktan sonra ölümle sonuçlanma ihtimali ise %30 oranında. Sigaranın zararları, öldürücü olduğu kanıtlanmış olmasına rağmen ülkemizdeki sigara içme oranına bakıldığında yapılan aşı karşıtlığı tezat bir durum ortaya çıkarmaktadır.

 Toplum, birlikte yaşayan insanlardan oluşur. İnsanların birbirlerine karşı sorumlulukları mevcuttur. Bu sorumluluklar sağlık sisteminde, bulaşıcı hastalıklarda da vardır. Aşı yaptırmak bizi koruduğu kadar toplumdaki diğer insanları da korur.

 Kızamık hastalığı hepimizin aşina olduğu bir hastalık. Günümüzde masum bir hastalık olarak düşünülse de aşıdan önce çokça ölüme sebep olan bir hastalık. Dünya’da yaklaşık olarak her gün 350 çocuk aşıya ulaşamadığı için hayata gözlerini yumuyor. Kızamık hastalığı; ishal, orta kulak enfeksiyonu, zatürre, körlük ve beyin enfeksiyonuna sebep olabilir. Bizi bu hastalıktan koruyan aşının yan tesirleri ise; ağrı, kızarıklık, şişlik, hafif ateş ve bazen döküntü olabilir. Bunlar hastalığın sebep olduğu semptomlardan daha masum semptomlardır. Aşı yokluğunun göstermiş olduğu sıkıntılara yaşanmışlıklardan bakalım. O denli ölümler görülmüş ki, kızamık hastalığıyla ilgili şiir yazılmış.

 

‘’Habersiz hepsi, kızamıktan ve ölümden

Kirli yüzlerinde açan ölümden habersiz.

Ve düşmüş bir gül oluyorlar birden

Bebekler ölüyor, ölümden habersiz.

 

Aliler'in kızı Emine’yi gördüm,

Öldü… Yusuflar'ın Kadir öldü, emmisinin Durdu öldü

İkindiye doğru evlerine vardım,

Gördüm, Döne öldü, Ali öldü, Dudu öldü. ‘’

Ceyhun Atuf Kansu

 

 

AŞI HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

 

Yanlış : Risk altında olmadığım hastalığa karşı aşı olmama gerek yok

Doğru: Bulaşıcı hastalıklar kişiler arası yayılabilir. Hiç gitmeseniz bile Afrika’ya seyahet etmiş biriyle temasınız olması durumunda sıtmaya yakalabilirsiniz.

 

Yanlış: Aşılar kısırlık yapar.

Doğru: Böyle bir bilimsel kanıt sunulmamıştır.

 

Yanlış: Bebekler için anne sütü yeterlidir. Aşılanmaları gereksizdir.

Doğru: Anne sütündeki antikorlar bebekler için çok önemlidir ancak onları her hastalığa karşı korumaz ve uzun süre kalıcı değildir.

 

Yanlış: Bu hastalıklar geçmişten günümüze yaşamın bir parçası olarak gelmiştir.

Doğru: Sağlık koşulları gün geçtikçe gelişmektedir. Bu hastalıklar ciddi komplikasyonlara sebep olabilmektedir. Oysa aşılar yardımıyla bu komplikasyonları önleriz.

 

Yanlış: Aşılar içerisinde insan vücuduna zararlı olan maddeler var.

Doğru: Aşılar yoğun bir laboratuvar ve saha çalışmalarından sonra piyasaya sürülmektedir. İçeriklerinde insan vücuduna zarar verebilecek düzeyde madde bulunmamaktadır.

 

Bugüne kadar yapılmış bilimsel araştırmalar, aşının hastalıkların büyük sonuçlarını önlediğini kanıtlamıştır. Aksi söylemler ise komplo teorisinden ileriye gidememiştir.

                              

2020 güncel aşı takvimi

Yazar : Dilara Yıldız

Kaynakçalar : 

Yorum Gönderme

0 Yorumlar