Zamanın Göreliliği

Zamanın Göreliliği


Klasik fiziğin egemen olduğu 18. yüzyılda bilim insanlarının herşeyi bulduk demesi aslında ne kadar da modern fizik gerçeğinden yoksun olduklarını apaçık ortaya koyduğu zamanlarda bir dahi olan Einstein, Hertz, Max Planck gibi zamanını aklını ve kendini bilime adıyan bilim insanları bizi çok farklı bir yöne hiç çözemeyeceğimiz problemler ile başbaşa bıraktı. problem can sıkıcı gibi görünsede gelişen teknoloji sayesinde imkansız dediğimiz doğa üstü dediğimiz bir çok şey gerçekleşmesi karşısında büyülendik zaman zaman herşeyin yalan olduğunu bilim insanlarının peri olduğunu yada olağanüstü güçlerinin olduğunu sayıklar olduk. şimdi ise 21. yüzyılda çok çok gelişen teknoloji sayesinde herşeye ulaşmak nerdeyse mümkün. bazı bilinmezlikler var ama eminim ki öğrenmek isteyen ve bunun için çaba harcayan bu bilinmezlikleri tam çözemezse de hakkında fikir sahibi olur. Neyse konudan saptık gibi, şuan bile zamanı bükmeyi kütlesi olan cisimlerin evrende bükmeler oluşturduğunu ışık hızına yakın hızlarda neler olduğunu karadeliklerin ne olabileceği hakkında insanlığın teorileri var. Fizikçiler merak konusu olan bu konuların gerçekliğinin derecesini ne kadar doğru olduğunu veya hangisinin döğru olduğunu böylece yeni bilinmezlikler ortaya çıkarmak için gecelerini gündüz etmekte harıl harıl çalışmaktalar. Zamanın göreliliği iki şekilde olur. 
zamanın göreliliği nedir zaman nedir
Zamanın göreliliği
  • Nesnenin hızını artırarak hızlanan nesnenin daha geç yaşlanması 
  • Nesneyi daha yoğun veya daha ağır olan bir cisme yaklaştırma 
Bu iki madde de referans olarak kendinizi alırsanız anlamanız daha da kolaylaşacaktır. Örneğin ışık için zaman kavramı yoktur. Çünkü ulaşabileceğimiz son hız ışık hızıdır. Son zamanlarda ışık hızının da aşılabileceğini söyleyen fizikçiler olsa da elle tutulur bir veri henüz yok. Şunu da eklemek istiyorum fizikçiler her şeyin bir kural çerçevesinde oluştuğunu hiçbir şeyin kendiliğinden veya nedensiz olmayacağı konusunda hemfikirler. Karşı çıkan fizikçiler de elbet var ama sayıları az ve şuan ki teknoloji ilkinin daha doğru olduğunu doğrular nitelikte.Zamanın da tanecikler veya herhangi bir şey olduğunu nano veya daha küçük yapıların zamanın akmasında rol aldığını, Örneğin basit bir şekilde örnek verecek olursak bir gül bahçesindesiniz ve bir gül seçtiniz onu koparacaksınız onu koparınca o gül artık orada olmayacak, önce ve sonra var önce dalda gül vardı sonra gül daldan ayrıldı zaman burda devreye giriyor. Siz gülü koparırken daldan atomları birbirinden ayırıyorsunuz birbirinden o anda atomun boyutuna inersek koparmak eylemi nedeni ile birçok değişiklik olacak atom altı taneciklerde bunlardan biri de zamanın oluşmasını ve akmasını sağlayan bir veya daha çok tanecik. Tanecikler bir tünelden geçer o an ve bu tünel açıldığı yere göre zaman alır ilerler. Bu tüneller şu an gerçekte var. Bunların büyütülüp içinden tanecik değilde daha da büyük nesnelerin geçmesi böylece zamanın geri alınması veya ileri alınması gibi uygulamaların gerçekleşmesi için çalışmalar sürmekte. Quantum fiziğine bakarsanız zaman ile olan ilgisine daha iyi anlaşılır bu konu. Bu konuyu ilerde daha da çok açacağım.
 Zaman hızlı olanın veya daha yoğun olanın yanında yavaş akar.Bir çocuğunuz var diyelim dünyadan daha yoğun bir gezegene yada ışık hızına yakın hızlarda hareket ederseniz bir zaman sonra döndüğünüzde çocuğunuz ile aynı yaşta olabilirsiniz. Dünyada bir kapsül yapılsa ve sizi bu kapsüle alıp ışık hızına yakın bir hızda seyahat ederseniz sizin için geçen 1 saatlik zaman dünyada normal yaşayan insanların yıllarına denk geliyor. Burada akla şu geliyor siz kapsüldeyken geçirdiğiniz 1 saatlik zaman dışardaki bir insan için yıllar alıyor. zaman ikinize göre de olağan normal akıyor. dışardaki insan sizden daha tecrübeli donanımlı olacak siz çıktığınızda kapsülden sadece 1 saatlik geriye dönük hafızanız olacak. Varmak istediğim bir nokta var aslında. Yıldızlar arası seyahatlerde zaman oldukça önemli bir başka yıldızın yörüngesine uydu veya gözlem aracı göndermek milyonlarca yıl alıyor. araçta insan var diyelim şu insan milyonlarca yıl yaşamıyor ki ışık hızına çok yakın bir hızda gönderdik diyelim 4 m ışık yılı uzaklığında bir mesafeyi alacak. Araçtaki insanın 1 veya 2 haftası belkide dünyanın yok oluş gününe denk gelecektir. Çünkü onun için akan zaman oldukça yavaş bizim için ise hızlı. yıldızlar arası seyahat etmek bu şekilde düşünülemez. Bir insanı ışık hızına yaklaştırmamız ne kadar hızlandıra bilsek o kadar iyi gibi görünüyor ama hızlandırınca onun gidip gelmesi bizim yok oluşumuza denk geliyor. bur da ortada bir yerde hızı ayarlamalıyız. Böyle bir yere varamayız. Daha akılcı yollar bulmalıyız. Bu konuda solucan delikleri akla geliyor. en mantıklısı bunlar ama içinden geçerken nelerin bizi beklediğini düşünebilmek zor biraz. Bizim dünyamızın 5 m yıl ömrü kaldı koloni oluşturup ışık hızında bir evrende belirli bir yerde dolanıp koloni için belki 1 yıllık bir süreyi dünyanın 5m yılına denk gelecek şekilde ayarlasak ve kendi dünyamızın yok oluşuna şahit olsak. iyi fikir gibi görünüyor. Şuan için gelişen bir alan olan bir insanın bilincini robota aktarıp öldükten sonra bile aynı bilinç ile yaşamak adına gelişmeler var. kendimizi robotlaştırıp kendi gezegenimizin çöküşünü yok oluşunu izleyebilir miyiz. Quantum fiziği işte imkansız gibi he rşey ama inanın ki bir problem çözüldüğünde domino etkisi yaratabiliyor. Bu günleri görmek için fizik bilmeye gerek yok. Olayların bizzat içinde olmak isterseniz fizik bilmeniz gerekiyor. Bir problemi de siz çözersiniz. En büyük umudum Quantum bilgisayarlar. Teorik olarak mümkün Pratik olarak kipler oluşturuldu çak maliyetli bir işlem ve çok hassas olduğu için alternatifler aranıyor. Fazla uzak değil. Buraya kadar okuduysanız aklınızda çok soru oluştu. yorumda sorabilirsiniz. 

Yorum Gönderme

0 Yorumlar